Dabbe 2
Sayın Karacadağ’a açık mektup:
Sayın Karacadağ… Sizden vasat bir sinema seyircisi olarak bir isteğim olacaktır: Lütfen artık daha fazla korku(!) filmi çekmeyiniz.
Sayın Karacadağ… 2005 yılında D@bbe ile yaptığınız korku filmi denemesi açık ara fiyaskoyla sonuçlandı. D@bbe I’in üzerinden dile kolay tam 5 yıl geçti.
Şimdi D@bbe 2‘ye bakıyoruz ve ne değişmiş? Hiçbir şey… Aynı vasat oyunculuklar, kuru ses efektleri ve anlamsız böğürtülerle “korku atmosferi” yaratmaya çalışmak…. Yani merak ediyorum, beş yıl içinde başarısız iki film denemesi bulunan bir sinema yönetmeni başarısızlıklarından hiç mi ders almaz ve hiç mi kendini geliştirmez?
Sayın Karacadağ… Alay konusu olan filmleriniz, beraberinde (aslında olmayan) fantastik edebiyatımıza da dolaylı yoldan zarar veriyor. Filmlerinizi izleyen insanlarda artık “İslamî motiflerle korku edebiyatı yapılamaz” önyargısı oluşmaya başladığının farkında mısınız?
Sayın Karacadağ… Filmlerinize olumsuz eleştiri yapan herkesi önyargılı olmakla suçlayarak ve “yabancı filmlerle niye alay etmiyorsunuz?” gibi söylemlerde bulunarak, kendi yanlışlarınızın ne kadar farkında olmadığınızı da belli ediyorsunuz. John Carpenter gelmiş geçmiş en iyi fantastik / korku filmi yönetmenlerindendir. Size soruyorum, hangi John Carpenter filminde “böğürtü” var? The Thing filminde “damarlarım çatlıyooo” diye bağıran bir karakter var mıydı? Olsaydı, inanın ki gülerdik.
Sayın Karacadağ… Filmlerinizde isminizi ön plana çıkarmak, eleştiri kabul etmemek gibi super-ego destekli davranışlarınızı bırakmadığınız ve eleştirilere kulak asmadığınız sürece, içinde “aduket atan imam” olan filmler çekmeye ve alay konusu olmaya devam edeceğinizi üzülerek hatırlatmak isterim.

“aduket atan imam” +rep